News
Haberler
News
Perşembe
Ağustos 22
USD
475.94
EUR
528.1
RUB
7.2
ME-USD
0.13
Haber akışını gör


NEWS.am’in Osmanlı Türkiyesinde 1915-1923 yıllarında gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının 100. Yıldönüm arifesinde «Sağ kurtulanlar» dizisine devam etmekte.

«Sağ kurtulanlar» çoculuklarını ve vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte.

 «Sağ kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir.

«Sağ kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen, sayıları her geçen gün seyrekleşen insanlar topluluğudur.

«Sağ kurulan» 102 yaşındaki AREVALUYS AMALYAN. (Fotoröportaj)

102 yaşındaki Arevaluys Amalyan ellerimi  buruşmuş ellerinin içine alarak ″Nerede doğdun kızcağzım?″ diye sordu.

-Erivan’da nineciğim. Ya sen.... nere doğumlusun?

-Ben....-bir an yüzü soldu: -Erkir’den (Memleketten).

Sanki aramıza ağır bir perde indi. Arevaluys nine kızarak ellerimi itti, ellerini göğsüne çepraz yapıp pencereye sessizce baktı.

-Bitt, artık hiçbir şey söylemez- dedi oğlu Levon.

Ermeni Soykırımından kurtulanlar Batı Ermenistan’a «Erkir» demekteler.

Çocukları, torunları ve torun çocuklarının (sayıları 60’ı geçmekte) ihtimam ve dikkatiyle çevrelenmiş Arevaluys nine her halukarda yetim çocukluğunun ve ebediyen kaybettiği mazisiyle barışamamakta.

Arevaluys Hazaryan 4 Ocak 1913’te bir zanaatkar ailesinde doğdu. Babası Haçatur, Nisan 1915’te öldürülür, yörede güzelliğiyle namlı annesi, çocuklarının ve ailenin kalan üyelerinin  hayatının korunması şartıyla bir Türk paşayla evlenir.

2 yaşındaki Arevaluys’a dedesi ve halaları bakarlar. Kardeşi 4 yaşındaki Hovhannes’i dayıları kendileriyle beraber Halep’e götürür.

Yüreğindeki acı ve kedere yenilen dedesi kısa bir süre sonra ölür ve 1926 yılında Arevaluys halaları ve kurtulan Arapkir’lilerle beraber Batum’a, ardından Erivan’a ulaşır. Burada onlara ev yapmaları için toprak tahsis edilir. Böylece başkentte yeni bir mahalle kurulur: Arapkir. Hayat mecrasında ilerlemeye devam eder.

1930’lu yıllarda Arevaluys Sarkis Amalyan’la evlenir.

-O buradan mıydı?

-Hayır, babası gene Arapkir’den kaçıp kurtulanlardandı. Onun alınyazısı da da az trajik değildi-diye anlatıyor Levon.

Türk askerler evlerini basıp ailenin tüm üyelerini götürdüklerinde Sarkis 8 yaşındadır. Sadece o, ormana kaçıp kurtulmayı başarır. Ertesi gün sağ kalan Ermeniler çocuğu bulup kendileriyle götürürler.

-Babam Türklerin Ermenileri nasıl Fırat sahiline dizdiklerini, coplarla kafalarına vurup nehre attıklarını  anlatırdı.

-Ailesinden hiç kimseyi buldu mu?

-Hayır!

-Arevaluys ve Sarkis’in kaç çocuğu oldu?

-Benim dışımda 3 çocuk daha: Siruş, Anahit ve Grigor.

-Hiç Halep’teki dayını bulmaya çalıştın mı?

-Evet. Ancak ne yazık ki, onu göremedik. Yıllar evvel korkunç bir trafik kazasında ölmüştü.

-Vergine nineye ne oldu?

-O paşa için 3 çocuk doğurdu. Vergine’yi çok sevdiğini, dua etmesine, yastığının altında İncil saklamasına  izin verdiği söylerler.

Levon’un anlattılarına göre; paşa karısı olarak Vergine Halep’te kardeşlerini arayıp bulmada başarılı olur. Bir kez, kocasının ölümü sonrasında, kadın uyuyan torunlarını şevkate öper ve fark ettirmeksizin evden uzaklaşır. Artık onu kimse görmez.

-Nereye gider?

-Halep’e, kardeşlerinin yanına.

Artık genç olmayan Vergine’nin hikayesi yerel muhabirleri o kadar ilgilendirir ki, Halep gazeteleri «Ermeni olarak ölmeye geldim» başlıklı bir makale basarlar.

-Nine, Arevaluys’u bulmaya çalışmaz mı?

-O bizi kardeşleri aracılığıyla buldu. Ancak kızının sağ olduğuna inanamıyordu. Bir sefer Halep’ten ortak bir tanıdık ziyaret etti ve onun ricasını iletti.

-Ne ricası?

-Arevaluys’un kızı olduğuna ikna olmak için, onun omzundaki işaretin olup olmadığının kontrol edilmesini rica eder.

Kızının sağ olduğunu anlayınca, Vergine nine kızını görmek ister. Ancak Arevaluys annesini görmeyi kesinlikle reddeder.

-Niçin?

-Bu yıllar boyunca annem, annesinin hikayesini bizden gizlemişti. O, onun bir Türkle evlenmiş olmasını affedemedi. Bu sebeple tüm sorularımıza Türklerin babasıyla beraber annesini de öldürdüğü şeklinde yanıtlıyordu. Biz hakikati öğrendiğimizde «Nasıl olur da Türk köpeğin karısı olur? Hepimizi öldürselerde daha iyi olurdu!» dedi.

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Daha fazla haberler
Bütün
Fotoröportajlar