News
Haber akışını gör

NEWS.am’in Osmanlı Türkiyesinde 1915-1923 yıllarında gerçekleştirilen Ermeni 

Soykırımının 100. Yıldönüü çerçevesinde «Sağ kurtulanlar» dizisine devam etmekte.

«Sağ kurtulanlar» çoculuklarını ve vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte.

«Sağ kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir.

«Sağ kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen, 

sayıları her geçen gün seyrekleşen insanlar topluluğudur.

«Sağ kurtulanlar»dan biri 103 yaşındaki Mariam Meymaryan’dır.Eski ahşap pencerenin eğik çerçeve camı içinden Mariam ninenin  yumuşak yüzü fark ediliyor. Derin buruşuklarla dağlanmış yüzü aydınlık bir hüzünle kaplanmış durumda. Beyaz başörtüsü altında nezihçe toplanmış  gümüş parlaklığındaki saçları, derinlere nüfuz eden yarı çocuksu bakışı, bütün bunkara karşın o yaşlılığı içinde güzel.

-İçeri girin! Siz oturana kadar ben kahveyi pişiririm- diyerek bizi içeriye davet  etti Mariam ninen kızı Nıvard.

Pence yakınında oturan Mariam nine, sanki bizi fark etmiyor gibi. O telaş etmeksizin, dizine koyduğu eskimiş kitabı parmaklarıya sararmış sayfalarıyla oynamakta ve sadece kendisine malum olan şeyle ilişkin düşünmekte.

-Bu kitap ne? diye temkinlice Nvard’a soruyorum.

-Narekalı Grigor’un «Tragedya Divanı»- diyor bana bakmaksızın ve cezveyi ateşin üzerinden alır. Kahve kokusu tüm odaya yayılır.

-Nareka’lının «Tragedya Divanı» ve eski İncil, Kayser’de yaşadığı yıllardan annemin yanında kalan tek şey-diyor yandaki sandalyeye oturup anlatmaya başlayan Nvard.

Mariam Meymaryan, Tigran ve İskuhi’nin ailesinde 1912 yılında doğdu. Gül yanaklı ve kar gibi beyaz teniyle hayat doğu ve güleç bir çocuktu. Babası sıklıkla onu yanına oturtur ve sayfanın kenarına notlar alarak «Tragedya Divanı»ndan pasajlar okurdu.

1915 yılında annesi ve teyzes Mariam’ı, çocukları alarak Adana’ya hareket ettiler.

-Onlar fabrikada çalışmaya gitmişlerdi-diyerek annesinin sözlerini anlatmakta Nvard. –Bir gün Kayseri’ye döndüklerinde evlerinin yağmalanmış olduğunu gördüler.

Meymaryan ailesi çok kısa bir süre sonra ülkedeki soydaşlarına ilişkin telaşlandırıcı haberleri duyar. Bir gün ailelerinin başına, sadece insanoğlunun muktedir olduğu benzeri ifade edilemez gaddarlığın gelebileceğini tasavvur bile edemezlerdi.

İskuhi 1918 yılında eziyetlerden kurtularak Ermenistan’a kaçar. Eşi Türk zaptiyeleri tarafından kurşuna dizilmiştir. 

Yollara düşen İskuhi sadece Mariam’ı değil, üçüz kızlarına da bakım gösteriyordu.

O zaman sağ kalan Ermenilerden birçokları, çocuklarını yollara bırakmak zorunda kalıyorlardı, zira onlar me beraberlerinde götürecek ne de besleyecek durumdaydılar. Bazen onların ağlama ve çığlıkları kaçan Ermenileri takip için yollanan Türk süvarilerin dikkatini çekiyordu.

-Ninem yolda sıklıkla bayılıyordu. Bir kez kendine geldiğinde üçüz kızlarının olmadığını fark eder-Nvard susar.

-Onları Türkler mi buldu?

-Kimse bilmiyor. Onları yoldan geçenArapar çalmışlardı.Kızların kaybı İskuhi’nin yüreğinde hiçbir zaman kapanmayan bir yara olarak kaldı. Hayatının sonuna dek, yeni doğmuş çocuklarını koruyamadığı için kendini suçluyordu.1940’lı yıllarda Mariam evlenir. Genç ailede biri diğeri ardından 3 kız ve bir oğlan çocuğu doğar. 1947 yılında Büyük Anayurt Savaşı sonrasında Meymaryan’lar Ermenistan’a taşınırlar.Mariam Erivan’da halıcılıkla uğraşır. Bu zanaati annesinden öğrenmiştir.

-Ninemin hünerli elleri vardı. Ne yapsa oluyordu-diyere hikayeyi sonlandırır Nıvard.Bugün yaşlı annesinin tüm bakımı onun sırtına kalmış durumda. Mariam nine, ayaklarındaki sorunlar yüzünden  nadiren evden dışarı çıkmakta, hareket etmek içinse özel bir alletten faydalanmakta. Sıklıkla odanın bir köşesinde sessizce oturup, muhtemelen bugün bizim bile 100 yıl sonra tahayyül etmeye zorlandığımız şeylere ilişkin düşünmekte. 

Ani Afyan

Fotoğraflar: Arsen Sarkisyan/NEWS.am

«Sağ kurtulanlar» dizisinin önceki konuları:

100 yıl pişmanlık beklentisiyle. Khosrof Frangyan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Arevaluys Amalyan
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Margarita Mkhitaryan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Aharon Manukyan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Sute Koçaryan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Nektar Alatuzyan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Silvard Atajyan 
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Antranik Matevosyan  

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Daha fazla haberler
Bütün
Fotoröportajlar
Partner news