News
Haber akışını gör


Sınırlarımızda varolan tansiyona karşın Ermenistan’ın uluslararası barışın korunması alanına katılımı hem coğrafi, hem sayısal hem de nitel anlamda giderek genişlemektedir. Beyanat 28 Eylül’de New York BM’de Barış Gücü Zirvesinde yaptığı konuşma esnasında Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’dan geldi.

Sarkisyan konuşmasında özellikle şunları kaydetti:

ʺUluslararası toplum tarafından silahlı çatışmaların önlenmesi ve bunların barışçı çözümüne yönelik devasa çabalara rağmen barışın korunması ve güvenlik kaygan ve hassas olmaya devam etmektedir.

Sınırlarımızda varolan tansiyona karşın Ermenistan’ın uluslararası barışın korunması alanına katılımının hem coğrafi, hem sayısal hem de nitel anlamda giderek genişlemekte olduğunu sevinçle belirtiyorum. Ermenistan, bugün artık  geçtiğimiz 10 yılda önemli bir deneyim biriktirerek uluslararası barış ve güvenliğin aktif bir katılımcısını teşkil etmektedir.

2004 yılından itibaren Ermeni Barış Gücü personeli Kosova’da, ardından da Irak’ta da hizmet vermeye başlamıştır. 2010 yılından itibarense Afganistan Uluslararası Güvenlik Destek Güçlerine katılım gösterdik. 2015 yılından itibaren anılan ülkede ʺKararlı Destekʺ misyonuna katılmaktayız ve birçok kereler ilan ettiğimiz gibi uluslararası partnörlerimizle gerekli olduğu müddetçe kalacağız.

Geçtiğimiz yıl barış misyonuna katılımımızı genişlettik. Şimdi artık Lübnan’da konuşlu BM UNIFIL Misyonunda da yer almaktayız. Bu yıl Temmuz’da Ermenistan’ın Mali’de faaliyet gösteren MINUSMA Barış Gücü Misyonuna katılımı başladı. Tamamıyla kısa bir süre önce BM Barış operasyonlarına önümüzdeki süreçte katılımımız ve eşdeğer kabiliyetlerin gelişimi ve tahsisi anlamında II. Derece sahra hastahanesi ve ek personelin hazırlanması ve el yapımı patlayıcı düzeneklerin tehlikeden bertaraf edilmesine yönelik özel bölüğün hazır olmasının temini olmak üzere yeni yükümlülükler üstlendik.

Ermenistan’ın barış gücü kabiliyetlerinin yaratılması ve geliştirilmesi hususunda ABD, Yunanistan, Almanya yanısıra NATO yapıları ve diğer üye devletlerin rolü esaslı oldu, bunun için özel teşekkürümü ifade ediyorum.

Uluslararası barış ve güvenliğin korunması hem büyük hem de küçük tüm devletlerin öncelikli sorumluluğudur, barışın korunması ise bu amaca ulaşmanın başlıca araçlarından biridir.  Bugün bunu daha da pekiştirmek için belki de bize daha fazla ek çabalar gerekli. Sadece kapsamlı, biraraya getirilmiş, makul yaklaşımla barışçı ve güvenli bir dünyaya sahip olmak mümkündürʺ.

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Daha fazla haberler
Bütün
Fotoröportajlar
Partner news