News
Haberler
News
Çarşamba
Eylül 19
Haber akışını gör

Hasım bilmeli ki, bizimle kuvvet diliyle konuşmak, hezimete mahkumdur. Beyan bugün 13 Şubat’ta Stepanakert Yeniden Doğuş Meydanında, Artsakh Ulusal Kurtuluş Hareketinin 30. Yılına yönelik tören esnasındaki konuşmasıyla Artsakh cumhurbaşkanı Bako Sahakyan’dan geldi.

Sahakyan konuşmasında özellikle şunları kaydetti:

ʺ…1988 yılı Ermeni halkının tarihinde dönüşümsel oldu. Otuz yıl önce bu günlerde tüm Ermeniler yek vücut oldular, bir yumruğa dönüşerek, tüm dünyay kendi yurtlarında özgür ve güvende yaşamak için mücadele etmeye hazır olduklarını ilan ettiler.

Bu ulusal infial diktatörlüğün eziyetlerine, halkımızın içinden geçtiği asırlara uzanan tarihi esnasındaki badirelere meydan okumaydı. Ve bu hareketin tacı bağımsız Ermeni devletinin yeniden tesisi oldu.

İradesinin tersine yabancı ve suni olarak Azerbaycan bünyesinde bulunan Artsakh, Ermenisizleştirilmeye ve hezimete ve yıkılmaya mahkumdu. Nahçivan, Azerbaycan’ın ilhak ettiği diğer tarihi Ermeni toraklarının böylesi akıbeti oldu. Birçok ulusal azınlıklar anılan ülkede asimilasyona uğradılar ve tarih alanından silindiler.

Alternatifimiz yoktu ve asla esarete alışamadık, yabancı boyunduruğundan kurtulma yönünde  birçok denemelerde bulunduk. Tanınmış Akademi üyesi Andrei Sakharov, zamanında Ermeniler için bu mücadelenin ölüm kalım Azerbaycan içinse bir hırs meselesi olduğunu söylemişti.

Bütün bunlara karşın Artsakh Hareketi daha baştan itibaren tarihi adalet ve tecavüz edilen hakların barışçı yollarla uluslararası norm ve kurallara sıkı şekilde uyumlu şekilde yeniden ihdasına istisnai örneklerden biridir.

Buna yanıt olarak Azerbaycan yönetimi, sivil Ermeni sakinlere yönelik katliamlar, kıyımlar, sürgünlere başvurarak, tekrar tereddüt göstermeksizin şiddete başvurdu; bunlar insanlığa karşı suçların en tiksindirici ifadelerine dönüştü.

Bu soykırımcı politika sonucunda yüz binlerce Ermeni ocaklarından, tarihi vatanımızın farklı köşelerinden zorla sürgün edildiler, binlerce insan öldü ve yaralandı, şu anda Azerbaycan Cumhuriyeti sathındaki Ermeni maddi ve maddi olmayan kültürel mirası imha edildi.

Bu insanlık dışı politikaya Azerbaycan bugün de devam ediyor. Bakü yönetimi, farklı provokasyonlara başvurarak, her gün ateşkes rejimini ihlal ederek, Artsakh ve Ana Ermenistan’a karşı engormasyon, siyaset, diplomasi vd. platformlarda agresif siyaset yürüterek Artsakh sorununu kuvvet yoluyla çözmeye yönelik amaçlarından vazgeçmiş değil. 2016 yılı Nisan’ında geniş ölçekli saldırıya geçen Azerbaycan, yıldırım savaşı aracılığıyla Artsakh devletini yok etmek istiyordu.

Savunma Ordusu ve Ermeni Silahlı Kuvvetleri ulusal kurtuluş mücadelemiz, bağımsız devletimizin en büyük kazanımlarından, halkımız ve vatanımızın güvenliğinin temini, doğal gelişiminin en güvendiği teminatı, bölgesel istikrar ve barışın korunmasının en etkili etmenlerinden biridir.

...Hasım bilmeli ki, bizimle kuvvet diliyle konuşmak, hezimete mahkumdur. Halkımız, ordumuz ve tüm Ermeniler her hangi bir anda özgürlük ve güvenliğimize yönelik her tür tecavüze münasip karşı darbı vurur. (...)ʺ

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Daha fazla haberler
Bütün
Partner news