News
Haberler
News
Pazartesi
Aralık 17
Haber akışını gör

Artsakh Dışişleri Bakanı Masis Mayilyan, müzakere masasına Artsakh’ın geri dönüşü, Bakü’nün tutumu ve müzakere sürecine ilişkin Artsakh resmi çevrelerin yaklaşımına açıklık getirdi.

Erivan resmi çevreleri Artsakh’ın müzakere sürecine geri dönüşüne ilişkin duyuruda bulundu. Bu ne ölçüde mümkün? Bu meseleye yönelik Artsakh’ın tutumuna ilişkin lütfen bilgi verir misiniz?

Müzakere sürecine Artsakh’ın tam yetkili taraf olarak geri dönmesi gerekliliğine ilişkin Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan’ın tutumu Artsakh yönetiminin tutumuyla tamamıyla uyumludur. Üçlü tam müzakere formatının ihyası gerekliliği  Artsakh cumhurbaşkanı Bako Sahakyan ve diğer resmi yetkililer tarafından açık duyurularda olduğu gibi, son 20 yıl esnasında AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarıyla müzakereler esnasında birçok kereler belirtildi. Ermenistan bir önceki iktidarı da aynı şekilde bu meseleyi gündeme getirdi. Üçlü formatta müzakerelerin ihyası olanağına ilişkin uluslararası gözlemciler, AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları da konuştular.

Birkaç yıl önce bağımsız eksper olarak basına verilen röportajda tarafımdan Ermenistan ve Artsakh yönetimine, Azerbaycan’la çatışmanın barışçı çözüm sürecinde iki Ermeni devletinin rol ve görevlerinin net şekilde ayrılması önerdim. Sonuçta Ermenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan ve aracılarla  mutabakat gereği Artsakh Cumhuriyeti yönetiminin kesin yetkisine bırakılacak önemli meseleleri görüşmeyi reddedebilirdi. Bu durumda aracılar ve üçüncü tarafa, Artsakh resmi heyetini müzakere masasına davet etmekten başka alternatif kalmazdı.

Ermenistan yeni başbakanının Azerbaycan yönetimiyle kesinlikle Ermenistan Cumhuriyeti adına müzakerelere hazır olunduğuna ilişkin Stepanakert ve Ermenistan Millet Meclisinde yapılan duyurular, üçlü müzakere formatını ihya mekanizması arayışı gerekliliğini güncel hale getirdi.

Azerbaycan tarafı niçin tam müzakere formatının ihyasına karşı çıkıyor ve Artsakh’ın müzakerelere katılımı ne verecek?

1992 yılı yazından itibaren Dağlık Karabağ Cumhuriyeti (DKC) Parlamento Heyeti AGİK Minsk Konferansı Başkanlığı himayesinde devam eden müzakerelere katılmıştır. Dağlık Karabağ yönetimi Eylül 1993’ten itibaren AGİK Minsk Grubu ülkeleri tarafından çatışmada esas taraflardan biri olarak tanınmıştır. İlerde AGİK-AGİT, BM ve BDT Parlamentolar Arası Asamble çerçevesinde farklı belgeler kabul edilmiştir, bunlar Dağlık Karabağ’ın çatışmanın  tarafı olduğuna tanıklık etmektedir. Özellikle Mart 1995’te  AGİK Dönem Başkanı Prag Sonuç Bildirisinde; AGİT tarafından tarafların statüsüne ilişkin Minsk Konferansında, çatışmada iki katılımcı devlet yanısıra  çatışmanın üçüncü tarafının (Dağlık Karabağ) katılımına ilişkin yani tüm müzakere sürecinde daha önce kabul edilen kararlar, teyid edilmiştir

Aralık 1994’e kadar Minsk sürecine paralel üçlü müzakerelerin Rusya Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirildiğini de belirtmek gerek. Üçlü müzakereler dışında 1993 yılında, Eylül 1993’te  en yüksek düzeyli Moskova buluşması dahil olmak üzere Artsakh ve Azerbaycan arasında bir ikili müzakereler serisi gerçekleşmiştir. Bazı müzakereler sonucunda Stepanakert ve Bakü arasında belgeler imzalanmıştır.

1994 AGİT Budapeşte zirvesi Kapanış Bildisirinde ve 12 Mayıs 1994 Üçlü ve Süresiz Ateşkes Anlaşması dışında Bakü resmi çevreleri ve uluslararası toplum tarafından DKC’yi çatışmacı taraf olarak tanıyan birçok diğer örnekleri getirmek mümkündür. Azerbaycan-Karabağ çatışması çözüm müzakere sürecinde Artsakh’ın statüsü meşrudur ve tartışılamaz.

Nisan 1997’ye dek gerçekleşen üçlü müzakereler, müzakerelerde somut sonuçlara ulaşmak için  daha optimal format olarak ifadesini bulmuştur. Tarafların her biri yetkileri sahasında bulunan meselelere yönelik müzakerelerde bulunmuş ve bunların icrasına yönelik sorumluluk üstlenmiştir. İşte bu formatta 1994 Ataşkes Anlaşması yanısıra 1995 Ateşkes Rejminin Pekişmesine ilişkin mutabakatlar olmak üzere daha hissedilir sonuçlar kaydedilmiştir.

Oluşan durumdan çıkış ve müzakere sürecinde ilerleme sağlanması için, verimliliğini zaten kanıtlamış olan üçlü regülasyon formatına geri dönüşü gerekli kabul ediyoruz. Bu yaklaşım Barış Anlaşmasının gerçekleştirilmesi için sorumluluğun paylaşılması  açısından da önemlidir. Artsakh yönetimi, bölgede istikrarın korunması için kendi sorumluluk payını üstlenmeye de jure hazırdır.

Azerbaycan’ın Artsakh resmi çevreleri katılımıyla tam müzakereler yapılmasını fiilen reddetmesi Azerbaycan yönetiminin çatışmayı barışçı müzakereler aracılığıyla çözme iradesi olmadığı ve oluşan statükonun bu ülke için elverişli olduğu, bunun ona egemen Artsakh’a karşı yeni askeri agresyaya hazırlanmak için zaman kazanma olanağı sağladığı anlamına gelmektedir. Azerbaycan yönetiminin AGİT Dönem Başkanı Özel Temsilcisi ofisinin genişletilmesi ve ateşkes rejimi ihlal soruşturma mekanizmasının hayata geçirilmesine ve çözüm sürecinde yapıcı ortamın tesisine yönelik Viyana’da (16 Mayıs 2016), St. Petersburg’da (20 Haziran 2016), Cenevre’de (16 Ekim 2017) ve Krakov’da (18 Ocak 2018) sağlanan mutabakatların icrasına yönelik gönülsüzlüğü de buna tanıklık etmektedir.

Azerbaycan tarafından teşebbüs edilen Nisan 2016 Savaş günlerinde dünya güç merkezleri, itibarlı uluslararası kurumlar ve müstakil devlet liderleri taraflara itidal göstermeleri ve çatışmanın çözümünde kesinlikle barışçı mecraya geri dönülmesi çağrısında bulundular. Bu çağrıların yeterli olmadığı aşikardır ve Bakü yönetim çevrelerince açıkça görmezden gelindi.

Azerbaycan’ı caydırmak için aralarında Artsakh’ın bağımsızlığının tanınmasına yönelik adımlar da olmak üzere yeni uluslararası siyasi ve diplomatik araçlar gereklidir, bu barışçı sürecin dönüştürülemezliği ve bölgesel güvenliği sağlar.

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Daha fazla haberler
Bütün
Partner news