News
Haberler
News
Salı
Ekim 15
USD
476.44
EUR
525.85
RUB
7.42
ME-USD
0.08
Haber akışını gör


Ermenistan Millet Meclisi Bşk. Ara Babloyan, ülkedeki iç siyasi duruma ilişkin bir duyuruda bulundu. Duyurusunda şunları kaydetti:

ʺSaygıdeğer yurttaşlar, Ermenistan Hükümetinin 100 günlük faaliyetini dikkatle takip ettim ve Parlamento başkanı olarak çalışma arkadaşım Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan’dan ülke güvenliğinin temini, ekonomik kalkınma, yurttaşların esenliğinin iyileşmesi ve tabii ki demokrasinin daha da pekişmesine yönelik bir program görmeyi bekliyordum. 100 gün bu meselelere yönelik başbakanın bütünsel vizyonu ve bunların çözümünde yapıcı yolları duymak için belki de azdır.

Kuşkusuz yolsuzluğa karşı mücadele edilmelidir.

Kuşkusuz imtiyazlara karşı mücadele etmek gerekmektedir.

Halkın sesinin daima duyulması gerektiğine, önemli kararlar alırken halkın mümkün olduğunca bilgilendirilmesi ve sürece katılması gerektiğine inanıyorum, zira bildiğiniz gibi Ermenistan Cumhuriyetinde egemenlik halkındır. Ancak bütün bunları gerçekleştirirken kesinlikle Anayasa ve yasalar yanısıra Ermenistan Cumhuriyeti tarafından yükümlenilmiş uluslararası yükümlülüklerin tam muhafazasından hareket etmeliyiz.

Bu bağlamda ülkede oluşan durumdan derinen endişeli olduğumu acıyla kaydediyorum.

Ülkedeki toplumsal-siyasi doğal yaşam, devlet iktidar organlarının anayasal-hukuki ilişkileri ve kamusal huzur tehlike içindedir. Toplumun birbirine karşıt, devrimci ve karşı-devrimci taraftarlara bölme ve hoşgörüsüzlüğü derinleştirmeye yönelik tehlikeli eğilimler görmekteyim.

Bu endişelerim başbakan Paşinyan’ın konuşmasındaki şu formülasyonla daha da derinleşmektedir; atıfta bulunuyorum: ʺ Öyleyse ben herkese konuşmadan önce düşünme tavsiyesinde bulunuyorum, sonra da ‘bizim söz özgürlüğümüzü sınırlandırıyorsunuz’ diyorlar. Siz konuşmadan önce düşünmeyi öğrenmeliydiniz ki, sonra da söz özgürlüğü hakkına ilişkin düşünesiniz. ʺ

Böylesi ifadeleri, bu doğrudan farklı görüşlere tecavüz olduğundan başbakan Paşinyan’dan duymanın benim için sürpriz olduğunu itiraf etmeliyim.

Buna paralel olarak yargıçlara yönelik ‘parmak sallamak’ve aykırı düşüncelileri Ulusal Güvenlik Servisiyle tehdit etmek, sadece yargı iktidarına baskı değil, aynı zamanda genel olarak ülkedeki farklı görüş sahiplerine yönelik baskıdır.

Başbakan Paşinyan mitingde ifade ettiği sözünde, hukuk ve demokratik devlet düzeni inşasına ilişkin Ermenistan’ın üstlendiği uluslararası yükümlülüklerle doğrudan tezat oluşturan aynı zamanda Ermenistan anayasal düzeni, devletin temelleri için oldukça tehlikeli mesajlar mevcuttu.

Özellikle yürütme iktidarının başı tarafından yargıçlara hitaben ’aklınızı başınıza alın’ üslubu yargı iktidarının bağımsızlığına kısaca tehdittir, tüm devam eden ve ilerde açılacak yargı süreçlerine müdahaledir. ‘Geçiş dönemi adaleti’ tezi altında yasalara geriye doğru hüküm ifade etme yönünde gayrihukuki ima yer almaktadır.

Aynı zamanda yürütme organının başı tarafından Millet Meclisinde anayasal olası değişikliklerin gerçekleştirilmesi, o da arzu edilir sonucun herhangi bir üslupla temini tehdidi, yasama iktidarına yönelik aleni baskı ve şart koşmadır.

Bu benim için daha anlaşılmazdır, zira bölyesi görüşmeler ve karar alma olanakları parlamentoda sona ermiş değildi.

Böylece yukarda anılanları hesaba katarak, cumhurbaşkanı, başbakan, insan hakları ombudsmanı, Yüksek Adalet Konseyi ve uluslararası dipomatik misyon temsilcileriyle, oluşan durumu görüşmek üzere buluşmalar gerçekleştirmeyi öngörüyorum.

Anayasal misyonuma sadık kalarak, Millet Meclisinin yasalarla kendisine verilen yetkilerini sürdüreceğini teyid ediyorum.ʺ

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Fotoröportajlar