News
Haberler
News
Çarşamba
Kasım 14
Haber akışını gör


Eer yeni bir soykırım istemiyorsak, Karabağ Azerbaycan bünyesinde olmamalıdır. Beyan BM 73. Genel Kurul katılımcılarına hitap eden Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’dan geldi.

Paşinyan Karabağ sorununa değinerek şunları belirtti:

ʺDağlık Karabağ sorununun barışçı çözümü dış politika gündemimizdeki ağırlığını sürdürmektedir. Artsakh Cumhuriyetinin statüsü ve güvenliği müzakere sürecinde kesinlikle Ermenistan Cumhuriyetinin önceliği olacaktır.

Çatışmayı askeri yolla çözmeye yönelik her tür deneme bölge güvenliği, demokrasi ve insan hakları için doğrudan tehdittir. Ermenistan çatışmanın barışçı çözümü işinde çatışmanın çözümünde uluslararası tanınan tek yetkiye sahip AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları formatında yapıcı katılımını sürdürecektir.

Azerbaycan müzakerelere yönelik saygılı olmayan tutumunu değiştirmeli, her tip askeri çözüm düşüncesinden tamamıyla vazgeçmeli ve daha önceki tüm mutabakatları hayata geçirmelidir.

Dahası eğer Azerbaycan barışı sürece gerçekten sadıksa bu çatışmanın esas öznesi olan dağlık Karabağ’la diyaloğa başlamalıdır.

Azerbaycan her vesileyle Karabağ’ın kendi sathının bir parçası olması gerektiğini duyurmaktadır. Aynı zamanda Dağlık Karabağ’la müzakere bulunmayacağını duyurmaktadır. Sorun şu ki, Azerbayacan hatta Dağlık Karabağ’la diyalog kurmaksızın nasıl Dağlık Karabağ’a yönelik iddialarda bulunabilir? Bu olası mıdır? Eğer Azerbaycan yönetimini halkı değil esasta topraklar ilgilendiriyorsa, bu olasıdır.

Böylece Azerbaycan yönetiminin düşüncesi barizleşmektedir; bu Karabağ’ın Nahçivan’da olduğu gibi  Ermenilerden temizlenmesidir. Bu Dağlık Karabağ’a, Azerbaycan’ın bir parçası olmanın Karabağ sakinleri için tam anlamıyla imha anlamına geldiğini söyleme hakkı vermektedir. Öyle ki, eğer herhangi bir Ermeni halkının tekrar soykırıma uğramasına izin vermek istemiyorsa, Karabağ Azerbaycan bünyesinde olmamalıdır.

Sözlerimi özetlerken çatışmanın sadece tarafların karşılıklı taviziyle, savaş değil barış ortamında çözümlenebileceğini ve çözümlenmesi gerektiğini bir kez daha teyid etmeme izin veriniz.

Ve en nihayet BM Teşkilatı Gn. Sekreterine, AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının çabalarına ve yaklaşımlarına koşulsuz desteği için şükranımı ifade etmeyi oldukça önemli kabul ediyorum.ʺ

!
Mevcut bu metin   Հայերեն, English and Русский
Print
Fotoröportajlar
Partner news