Amerikan yönetimi Dağlık Karabağ sorununun çözümü için ne hazır senaryolara ne de «yeni» yaklaşımlara sahip. NEWS.am’e açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un son Güney Kafkasya ziyaretini yorumlayan, Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü  Karadeniz-Hazar Merkezi direktörü, analist Eduard Popov’dan geldi. Popov, ABD Dışişleri Bakanının ziyaret perspektiflerini düşük bir profilde takdir eden analistlerin haklı çıktıklarının altını çizdi.

Popov ″Bu seyahati belli anlamda iç siyasi (daha ziyade seçim) bağlamda gözlemlemek gerektiği kadar, aynı ölçüde dış siyaset bağlamda da gözlemlemeli. ABD başkanlık seçimlerinden birkaç ay önce ve ABD dış siyaset stratejisinine yönelik artan eleştiriler fonunda, sürecin yönetilebilir olduğunu herkese gösterebilmesi için, iktidardaki yönetimin aktivasyon göstermesine ihtiyaç var. Bu bağlamda ziyaret gerçekten protokol mahiyetliydi.″ dedi.

Ancak uzmanın kanaatince, bu bağlamda diğer olası senaryoyu da gözlemlemek gerek, burada Dağlık Karabağ konusu esaslı bir rol oynamakta: ″Burada İran’a karşı olası agresyaya hazırlık söz konusu. Olasılılığı sadece artmakta olan senaryo, öyle veya böyle Azerbaycan tarafında meselenin «süvari saldırısı»yla çözme sonucunda çatışmanın ısıtılmasını da içemekte. Öyle ki ABD Dışişleri Bakanının ziyareti, genel olarak Dağlık Karabağ’a ve tüm Güney Kafkasya herhangi birşey verebilmesi için çok azdı″ diyen uzman bunun arkasında ABD yönetiminin kesinlikle seçim programları ve ABD ve İsrail’in asker-stratejik menfatleri olmasının olası olduğunu sözlerinin devamında kaydetti.